Mevlüt Bayraktar
Köşe Yazarı
Mevlüt Bayraktar
 

SİVEREK’TE SANDIK ISINIYOR: GELENEK Mİ, DEĞİŞİM Mİ?

Yıllardır değişmeyen bir isim… Karşısında bu kez daha organize bir ekip… Siverek Eğitim-Bir-Sen’de seçim, sıradan bir delege yarışı olmaktan çıkıyor. Siverek’te önümüzdeki günlerde kurulacak sandık, sadece birkaç ismin geleceğini belirlemeyecek. Aslında sandıkta çok daha temel bir soru sorulacak: Siverek Eğitim-Bir-Sen’de mevcut düzen devam mı edecek, yoksa yeni bir dönem mi başlayacak? İşte bütün mesele burada. Eğitim-Bir-Sen’in 2026 seçim süreciyle birlikte ilçelerde de hareketlilik başladı. Siverek’te ise yarış şimdiden dikkat çekici bir noktaya ulaşmış durumda. Bir tarafta yıllardır temsilcilik görevini sürdüren Fikret Aslanparçası ve “Gelenekten Geleceğe” ekibi… Diğer tarafta ise Sertaç İlhan öncülüğünde sahaya çıkan “Değişim Hareketi” … İki isim. İki ekip. İki farklı söylem. Ve tek sandık. YILLARIN YÖNETİMİ ARTIK SINAVDA Fikret Aslanparçası’nın Siverek Eğitim-Bir-Sen’deki geçmişi yeni değil. Yıllardır aynı isim etrafında şekillenen bir yönetim anlayışından söz ediyoruz. 2014 yılında yapılan seçimde de Aslanparçası yeniden ilçe temsilcisi seçilmiş, 478 üyenin katıldığı seçimde 338 oy alarak güven tazelemişti. Aradan geçen yıllar içerisinde bu yapı, sendika içerisinde ciddi bir tecrübe ve teşkilat hafızası oluşturdu ve devamlı güven tazeleyerek bugüne geldi. Ancak burada kritik soru şu; Uzun süre yönetimde kalmak tek başına başarı ölçütü müdür? Değildir. Çünkü sendikal yapılar yalnızca geçmişte kazanılan seçimlerle değil, bugün üyelerine ne sundukları ve yarın için ne vaat ettikleriyle değerlendirilir. İşte mevcut yönetimin önündeki en büyük sınav da bu. Geçmişin başarısını anlatmak başka şeydir. Geleceğin beklentilerine cevap verebilmek başka şey. KARŞIDA ARTIK SADECE BİR ADAY YOK Bu seçimin geçmiş seçimlerden ayrıldığı en önemli noktalardan biri de burada. Sertaç İlhan ve ekibi, bu kez yalnızca “rakip aday” olarak sahaya çıkmıyor. Kendilerini bir değişim hareketi olarak konumlandırıyorlar. “Değişimle Yeniden Dönüş” sloganıyla seçime hazırlanan ekip, mevcut yapıya karşı alternatif bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor. Bu önemli. Çünkü sendikal seçimlerde bir yönetimin karşısına yalnızca bir kişinin çıkmasıyla, organize bir ekibin çıkması arasında ciddi fark vardır. Bir aday kazanmak isteyebilir. Ama bir ekip, yönetim anlayışını değiştirme iddiasıyla ortaya çıkar. Siverek’teki mevcut tablo da tam olarak bunu gösteriyor. ASIL RAHATSIZ EDİCİ SORU Şimdi biraz daha açık konuşalım. Yıllardır aynı yönetim anlayışı devam ediyorsa, üyelerin bir kısmının artık “Başka bir seçenek mümkün mü?” diye sorması neden şaşırtıcı olsun? Bir sendika temsilciliği yıllarca aynı isimlerle yönetilebilir. Bu demokratik açıdan mümkündür. Ama demokratik olmak başka, eleştiriden muaf olmak başka şeydir. Uzun süre görev yapan her yönetim, doğal olarak daha fazla sorgulanır. Çünkü koltuk uzadıkça beklenti büyür. Üyelerin talepleri değişir. Eğitim çalışanlarının sorunları değişir. Kurumların ihtiyaçları değişir. Sendikacılığın dili değişir. Dolayısıyla yönetim anlayışının da kendisini yenilemesi beklenir. İşte Sertaç İlhan ve ekibinin seçimdeki en önemli avantajı tam burada ortaya çıkıyor: “Değişim” söylemi. Ancak bunun da bir bedeli var. Değişim isteyen ekip, sadece mevcut yönetimi eleştirmekle yetinemez. Üyelere açıkça şunu anlatmak zorunda: “Biz gelirsek neyi farklı yapacağız?” İşte seçim sonucunu belirleyecek en önemli sorulardan biri de bu olacak. SADECE “DEĞİŞSİN” DEMEK YETMEZ Burada değişim hareketine de bir parantez açmak gerekiyor. Mevcut yönetimi eleştirmek kolaydır. “Yeter artık” demek kolaydır. “Değişim zamanı” demek de kolaydır. Zor olan ise değişimin içini doldurmaktır. Kaç üyenin sorununu çözeceksiniz? Özlük hakları konusunda nasıl bir yol izleyeceksiniz? Okullardaki eğitim çalışanlarının taleplerini nasıl gündeme taşıyacaksınız? Üyelerle iletişiminiz nasıl olacak? Sendikanın sahadaki görünürlüğünü nasıl artıracaksınız? Yönetimde şeffaflığı nasıl sağlayacaksınız? Bunların cevabı verilmeden yalnızca “değişim” demek yeterli değildir. Çünkü Siverek eğitim camiasının ihtiyacı slogan değil, sonuçtur. “GELENEK” DE TEK BAŞINA YETMEZ Aynı şekilde mevcut yönetimin de yalnızca geçmişteki başarılarını anlatması yeterli olmayacaktır. “Biz yıllardır buradayız.” Evet. Ama üyeler şunu da sorabilir: “Peki bundan sonra ne olacak?” Sendikacılık geçmişin hatıralarıyla değil, geleceğin sorunlarıyla yapılır. Bugün öğretmenin, memurun, eğitim çalışanının beklentisi nedir? Hangi sorunlar çözülemedi? Hangi konularda daha güçlü bir temsil gerekiyor? Üyeler kendilerini ne kadar temsil edilmiş hissediyor? İşte mevcut yönetimin de bu sorulara güçlü cevaplar vermesi gerekiyor. Çünkü seçim, sadece “Biz daha önce kazandık” denilerek kazanılabilecek bir yarış değildir. KULİSLER HAREKETLİ Her seçimde olduğu gibi Siverek’te de sandık yaklaştıkça kulisler hareketleniyor. Kim kazanır? Kim kaç delege çıkarır? Hangi okulda hangi ekip güçlü? Hangi isim kimin yanında? Bütün bunlar konuşuluyor. Ancak kulislerin en büyük yanılgısı da burada başlıyor. Sandık başında konuşan kulisler değil, üyelerin iradesidir. Bu nedenle seçim sonucunu bugünden ilan etmek, birilerini kesin favori göstermek veya diğer tarafı küçümsemek doğru olmaz. Bugün görünen tablo, yarışın geçmiş dönemlere kıyasla daha rekabetçi olacağı yönünde. Gerisini sandık söyleyecek. BU SEÇİMİN GERÇEK KAZANANI KİM OLACAK? Bence bu sorunun cevabı sadece “Fikret mi, Sertaç mı?” olmamalı. Asıl soru şu: Siverek’te eğitim çalışanları nasıl bir sendika istiyor? Daha güçlü bir temsil mi? Daha fazla saha çalışması mı? Daha ulaşılabilir bir yönetim mi? Daha fazla şeffaflık mı? Daha fazla değişim mi? Yoksa mevcut yapının devamı ve yılların tecrübesi mi? Sandıkta aslında bunların tamamı oylanacak. Bu yüzden bu seçim, iki isim arasındaki kişisel bir yarış gibi görülmemeli. Çünkü mesele kişilerden daha büyük. Mesele sendikal anlayış. SANDIKTA ARTIK SÖZ ÜYENİN Şimdiye kadar herkes konuştu. Adaylar konuştu. Ekipler konuştu. Kulisler konuştu. Destekçiler konuştu. Eleştirenler konuştu. Ama son sözü üyeler söyleyecek. Ve o söz, sandıkta çıkacak. Fikret Aslanparçası ve ekibi, yılların tecrübesiyle “devam” demeye hazırlanıyor. Sertaç İlhan ve ekibi ise “değişim” diyerek yeni bir sayfa açma iddiasında. Bir tarafta istikrar. Diğer tarafta yenilenme. Bir tarafta tecrübe. Diğer tarafta değişim. Siverek’in eğitim çalışanları ise bu iki seçenekten birini tercih edecek. Benim açımdan seçim sonucundan daha önemli olan bir şey var: Sandıktan kim çıkarsa çıksın, seçim bittikten sonra üyelerin yanında duran bir yönetim ortaya çıkmalı. Çünkü seçim günü herkes üyelerin yanında olabilir. Asıl mesele, seçim bittikten sonra da yanında kalabilmektir. Ve belki de Siverek’te bu seçimin en kritik sorusu tam olarak budur: “Kim kazanacak?” değil… “Kim kazandıktan sonra ne yapacak?” Cevabı ise çok uzak değil. Sandık kurulacak. Oylar kullanılacak. Ve Siverek Eğitim-Bir-Sen’de bir dönem daha devam edecek ya da yeni bir dönem başlayacak. Şimdi gözler üyelerde. Gelenek mi kazanacak, değişim mi? Bu kez karar onların.
Ekleme Tarihi: 15 Eylül 2026 -Salı

SİVEREK’TE SANDIK ISINIYOR: GELENEK Mİ, DEĞİŞİM Mİ?

Yıllardır değişmeyen bir isim… Karşısında bu kez daha organize bir ekip… Siverek Eğitim-Bir-Sen’de seçim, sıradan bir delege yarışı olmaktan çıkıyor.

Siverek’te önümüzdeki günlerde kurulacak sandık, sadece birkaç ismin geleceğini belirlemeyecek.

Aslında sandıkta çok daha temel bir soru sorulacak:

Siverek Eğitim-Bir-Sen’de mevcut düzen devam mı edecek, yoksa yeni bir dönem mi başlayacak?

İşte bütün mesele burada.

Eğitim-Bir-Sen’in 2026 seçim süreciyle birlikte ilçelerde de hareketlilik başladı. Siverek’te ise yarış şimdiden dikkat çekici bir noktaya ulaşmış durumda.

Bir tarafta yıllardır temsilcilik görevini sürdüren Fikret Aslanparçası ve “Gelenekten Geleceğe” ekibi…

Diğer tarafta ise Sertaç İlhan öncülüğünde sahaya çıkan “Değişim Hareketi” …

İki isim.

İki ekip.

İki farklı söylem.

Ve tek sandık.

YILLARIN YÖNETİMİ ARTIK SINAVDA

Fikret Aslanparçası’nın Siverek Eğitim-Bir-Sen’deki geçmişi yeni değil.

Yıllardır aynı isim etrafında şekillenen bir yönetim anlayışından söz ediyoruz.

2014 yılında yapılan seçimde de Aslanparçası yeniden ilçe temsilcisi seçilmiş, 478 üyenin katıldığı seçimde 338 oy alarak güven tazelemişti.

Aradan geçen yıllar içerisinde bu yapı, sendika içerisinde ciddi bir tecrübe ve teşkilat hafızası oluşturdu ve devamlı güven tazeleyerek bugüne geldi.

Ancak burada kritik soru şu; Uzun süre yönetimde kalmak tek başına başarı ölçütü müdür?

Değildir.

Çünkü sendikal yapılar yalnızca geçmişte kazanılan seçimlerle değil, bugün üyelerine ne sundukları ve yarın için ne vaat ettikleriyle değerlendirilir.

İşte mevcut yönetimin önündeki en büyük sınav da bu.

Geçmişin başarısını anlatmak başka şeydir.

Geleceğin beklentilerine cevap verebilmek başka şey.

KARŞIDA ARTIK SADECE BİR ADAY YOK

Bu seçimin geçmiş seçimlerden ayrıldığı en önemli noktalardan biri de burada.

Sertaç İlhan ve ekibi, bu kez yalnızca “rakip aday” olarak sahaya çıkmıyor.

Kendilerini bir değişim hareketi olarak konumlandırıyorlar.

“Değişimle Yeniden Dönüş” sloganıyla seçime hazırlanan ekip, mevcut yapıya karşı alternatif bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor.

Bu önemli.

Çünkü sendikal seçimlerde bir yönetimin karşısına yalnızca bir kişinin çıkmasıyla, organize bir ekibin çıkması arasında ciddi fark vardır.

Bir aday kazanmak isteyebilir.

Ama bir ekip, yönetim anlayışını değiştirme iddiasıyla ortaya çıkar.

Siverek’teki mevcut tablo da tam olarak bunu gösteriyor.

ASIL RAHATSIZ EDİCİ SORU

Şimdi biraz daha açık konuşalım.

Yıllardır aynı yönetim anlayışı devam ediyorsa, üyelerin bir kısmının artık “Başka bir seçenek mümkün mü?” diye sorması neden şaşırtıcı olsun?

Bir sendika temsilciliği yıllarca aynı isimlerle yönetilebilir.

Bu demokratik açıdan mümkündür.

Ama demokratik olmak başka, eleştiriden muaf olmak başka şeydir.

Uzun süre görev yapan her yönetim, doğal olarak daha fazla sorgulanır.

Çünkü koltuk uzadıkça beklenti büyür.

Üyelerin talepleri değişir.

Eğitim çalışanlarının sorunları değişir.

Kurumların ihtiyaçları değişir.

Sendikacılığın dili değişir.

Dolayısıyla yönetim anlayışının da kendisini yenilemesi beklenir.

İşte Sertaç İlhan ve ekibinin seçimdeki en önemli avantajı tam burada ortaya çıkıyor:

“Değişim” söylemi.

Ancak bunun da bir bedeli var.

Değişim isteyen ekip, sadece mevcut yönetimi eleştirmekle yetinemez.

Üyelere açıkça şunu anlatmak zorunda:

“Biz gelirsek neyi farklı yapacağız?”

İşte seçim sonucunu belirleyecek en önemli sorulardan biri de bu olacak.

SADECE “DEĞİŞSİN” DEMEK YETMEZ

Burada değişim hareketine de bir parantez açmak gerekiyor.

Mevcut yönetimi eleştirmek kolaydır.

“Yeter artık” demek kolaydır.

“Değişim zamanı” demek de kolaydır.

Zor olan ise değişimin içini doldurmaktır.

Kaç üyenin sorununu çözeceksiniz?

Özlük hakları konusunda nasıl bir yol izleyeceksiniz?

Okullardaki eğitim çalışanlarının taleplerini nasıl gündeme taşıyacaksınız?

Üyelerle iletişiminiz nasıl olacak?

Sendikanın sahadaki görünürlüğünü nasıl artıracaksınız?

Yönetimde şeffaflığı nasıl sağlayacaksınız?

Bunların cevabı verilmeden yalnızca “değişim” demek yeterli değildir.

Çünkü Siverek eğitim camiasının ihtiyacı slogan değil, sonuçtur.

“GELENEK” DE TEK BAŞINA YETMEZ

Aynı şekilde mevcut yönetimin de yalnızca geçmişteki başarılarını anlatması yeterli olmayacaktır.

“Biz yıllardır buradayız.”

Evet.

Ama üyeler şunu da sorabilir:

“Peki bundan sonra ne olacak?”

Sendikacılık geçmişin hatıralarıyla değil, geleceğin sorunlarıyla yapılır.

Bugün öğretmenin, memurun, eğitim çalışanının beklentisi nedir?

Hangi sorunlar çözülemedi?

Hangi konularda daha güçlü bir temsil gerekiyor?

Üyeler kendilerini ne kadar temsil edilmiş hissediyor?

İşte mevcut yönetimin de bu sorulara güçlü cevaplar vermesi gerekiyor.

Çünkü seçim, sadece “Biz daha önce kazandık” denilerek kazanılabilecek bir yarış değildir.

KULİSLER HAREKETLİ

Her seçimde olduğu gibi Siverek’te de sandık yaklaştıkça kulisler hareketleniyor.

Kim kazanır?

Kim kaç delege çıkarır?

Hangi okulda hangi ekip güçlü?

Hangi isim kimin yanında?

Bütün bunlar konuşuluyor.

Ancak kulislerin en büyük yanılgısı da burada başlıyor.

Sandık başında konuşan kulisler değil, üyelerin iradesidir.

Bu nedenle seçim sonucunu bugünden ilan etmek, birilerini kesin favori göstermek veya diğer tarafı küçümsemek doğru olmaz.

Bugün görünen tablo, yarışın geçmiş dönemlere kıyasla daha rekabetçi olacağı yönünde.

Gerisini sandık söyleyecek.

BU SEÇİMİN GERÇEK KAZANANI KİM OLACAK?

Bence bu sorunun cevabı sadece “Fikret mi, Sertaç mı?” olmamalı.

Asıl soru şu: Siverek’te eğitim çalışanları nasıl bir sendika istiyor?

Daha güçlü bir temsil mi?

Daha fazla saha çalışması mı?

Daha ulaşılabilir bir yönetim mi?

Daha fazla şeffaflık mı?

Daha fazla değişim mi?

Yoksa mevcut yapının devamı ve yılların tecrübesi mi?

Sandıkta aslında bunların tamamı oylanacak.

Bu yüzden bu seçim, iki isim arasındaki kişisel bir yarış gibi görülmemeli.

Çünkü mesele kişilerden daha büyük.

Mesele sendikal anlayış.

SANDIKTA ARTIK SÖZ ÜYENİN

Şimdiye kadar herkes konuştu.

Adaylar konuştu.

Ekipler konuştu.

Kulisler konuştu.

Destekçiler konuştu.

Eleştirenler konuştu.

Ama son sözü üyeler söyleyecek.

Ve o söz, sandıkta çıkacak.

Fikret Aslanparçası ve ekibi, yılların tecrübesiyle “devam” demeye hazırlanıyor.

Sertaç İlhan ve ekibi ise “değişim” diyerek yeni bir sayfa açma iddiasında.

Bir tarafta istikrar.

Diğer tarafta yenilenme.

Bir tarafta tecrübe.

Diğer tarafta değişim.

Siverek’in eğitim çalışanları ise bu iki seçenekten birini tercih edecek.

Benim açımdan seçim sonucundan daha önemli olan bir şey var:

Sandıktan kim çıkarsa çıksın, seçim bittikten sonra üyelerin yanında duran bir yönetim ortaya çıkmalı.

Çünkü seçim günü herkes üyelerin yanında olabilir.

Asıl mesele, seçim bittikten sonra da yanında kalabilmektir.

Ve belki de Siverek’te bu seçimin en kritik sorusu tam olarak budur:

“Kim kazanacak?” değil…

“Kim kazandıktan sonra ne yapacak?”

Cevabı ise çok uzak değil.

Sandık kurulacak.

Oylar kullanılacak.

Ve Siverek Eğitim-Bir-Sen’de bir dönem daha devam edecek ya da yeni bir dönem başlayacak.

Şimdi gözler üyelerde.

Gelenek mi kazanacak, değişim mi?

Bu kez karar onların.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habersiverek.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.