Ağalık Sistemi Üzerine Sayın Cihan İzol ile Röportaj
Ağalık Sistemi Üzerine Sayın Cihan İzol ile Röportaj
Eğitimci, yazar İlyas Gizligöl'ün İzol Aşireti Ağası Cihan İzol ile ağalık üzerine röportajı
Merhabalar.
Öncelikle röportajımıza katıldığınız için teşekkür ederiz. Bu röportajda, Siverek’te ve bölgemizde tarihsel ve toplumsal bir yere sahip olan ağalık kurumunu farklı yönleriyle ele almak, toplumda merak edilen soruları sizin görüşleriniz doğrultusunda değerlendirmek istiyoruz.
Sorularımızı dilediğiniz ölçüde yanıtlayabilirsiniz.
1. Siverek’te ve bölgemizde ağalık sistemi sizce gerekli midir?
Belli başlı aşiretlerin büyüklerine ve liderlerine “ağa” deniliyor. Sizce bu yapı bugün hâlâ gerekli midir? Ağalık sistemi toplumsal bir ihtiyaç olarak devam etmeli midir?
Röportaj için teşekkür ederim, İlyas hocam, açıkçası Evet gereklidir. Kan davaları veya aileler arası husumetlerde ağaların ve aşiret liderlerinin arabuluculuk yaparak büyük çatışmaları önlemede geleneksel bir mahkeme işlevini görüyoruz. Evet belli başlı aşiretlerin liderlerine Ağa denir. Ağalık sadece geniş arazi sahibi olmakla bitmiyor.
Toplumda sözü geçen, saygınlığı olan ve itibarlı insanlar ağalık yapabilir. Bizde bölgemizde yaşanan sorunların çözümü için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. Ağalık kurumu toplumsal bir ihtiyaç olarak, Evet devam etmelidir. Çünkü biz sıkıntıların çözümü noktasında arabuluculuk yapmaktayız. Sorunların büyümemesi için elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz.
2. Ağalık Kurumu gelecekte nereye evrilecek?
Toplum değişiyor, şehirleşme artıyor, eğitim düzeyi yükseliyor.Bireysel özgürlük anlayışı artıyor. Bu şartlar altında sizce ağalık devam edecek mi, yoksa zamanla başka bir toplumsal role mi dönüşecek?
b) Toplum değişsede, eğitim düzeyi yükselsede, Ağalık geçmişten buyana günümüzde hala devam etmektedir. Bizden sonraki nesillerde, Ağalık sistemini bizler gibi adaletli bir şekilde yürütürlerse devam eder tabiikide, Ben şahsım olarak devletin bir kolu gibi, insanların sorunlarının çözümü noktasında gecemi, gündüzüme katarak insanlarımıza yardımcı oluyorum.
3. Toplum tarafından sevilen bir ağa sizce nasıl olmalıdır?
Bir ağanın hangi özelliklere sahip olması gerekir? Siz, “Ağa almakla değil, vermekle olur.” diyorsunuz. Bu sözünüzü biraz açar mısınız? Bir ağanın topluma karşı sorumlulukları nelerdir?
Sevilen bir ağa Kendi çıkarlarını veya yakın çevresini kayırmadan, kanun ve etik kurallar çerçevesinde herkese eşit mesafede durmaktayım.
Halkın veya bağlı bulunan kişilerin sorunlarını kendi sorunum gibi görmek, güç unsurunu baskı aracı olarak değil, koruyucu ve destekleyici bir görev olarak yapıyorum. Ayrıca zayıfı ve yoksulu koruyan mekanizmalar oluşturuyorum.
4.Ağalık ile feodalizm veya derebeylik aynı şey midir?
Siverek’teki ağalık düzenine “feodal yapı” ya da “derebeylik” denilebilir mi? Sizce bu kavramlar birbirine ne kadar benziyor, hangi yönlerden farklılaşıyor?
Ağalık sistemi ve feodalite (derebeylik), toprak mülkiyetine ve yerel otoriteye dayansalar da tarihsel, yapısal ve hukuki açıdan farklılık gösteren iki ayrı düzendir.
Ağalık yapısı ise Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden itibaren şekillenmiş, Türkiye’de (özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da) etkisini sürdürmüş yerel bir yapıdır.
5. Ağalar her zaman adil ve tarafsız olabilir mi?
Bir ağa, kendi aşireti veya yakın çevresi söz konusu olduğunda ne kadar tarafsız kalabilir? Özellikle iki taraf arasındaki anlaşmazlıklarda adalet nasıl sağlanır? Toplumdaki herkes için eşit bir yaklaşım mümkün müdür?
Ağaların adil olup olmaması tamamen kişisel karakterlerine, vicdanlarına ve dönemin şartlarına bağlıdır.
Bazı ağalar koruyucu, kollayıcı, köyün ve köylünün haklarını gözeten, anlaşmazlıklarda tarafsız ve adaletli hakemlik yapan "baba" figürleridir.
Toplumsal düzeni ve huzuru sağlamaya çalışırlar. Ama bazılarıda kendi çıkar ve menfaatlerini gözetirler.
Bugün burada seviliyorsak ve bir şeyler yapıyorsak, demekki tarafsızlığımı ortaya koymuş bulunuyorum. Günümüzde maalesef önüne gelen ağa figürüne bürünüyor. Ağalık öyle kolay değildir. Her baba yiğitin harcıda değildir.
6. Devlet, ağalık kurumuna nasıl bakıyor?
Devlet açısından ağaların ve kanaat önderlerinin toplumsal konumu nedir? Devlet ile ağalar arasındaki ilişkiyi nasıl tanımlarsınız? Ağalar devletin benzeri veya alternatifi midir, yoksa devlet mekanizmasının dışında, toplum içerisinde oluşmuş bir yapı mıdır?
Yani Türkiye Cumhuriyeti anayasalarında ve yasalarında "ağalık" diye bir statü yoktur.
Resmi ideoloji ve kanunlar ağalığı reddetse de, tarihsel süreçte devlet-siyaset ilişkilerinde bazen pragmatik faydacı yaklaşımlar da bulunmuştur.
Ancak Bölgesel çatışmalar veya terörle mücadele dönemlerinde de devlet zaman zaman yerel nüfus sahipleriyle aşiretler üzerinden iş birliği yoluna gitmiştir.
7. Ağaların siyasete ilgisinin temelinde ne var?
Neden birçok ağa siyasette yer almak; milletvekili, belediye başkanı veya başka siyasi görevlerde bulunmak istiyor? Ağalık ile siyasi güç arasında nasıl bir ilişki var?
Bölgesel olarak sosyal devlet hizmetlerinin yetersiz kaldığı veya bürokrasinin hantal işlediği yerlerde aşiret/ağalık yapıları; iş bulma, barınma, güvenlik ve hukuki ihtilafları çözme gibi işlevleri üstlenir. Ağa, kendi tabanına bu imkanları sunabilmek için devlet katında bürokratik güce ihtiyaç duyar. Halk ise bu koruyuculuğun devamı karşılığında seçimlerde blok oy desteği vererek ağanın siyasi pazarlık gücünü artırır.
8. Bir ağanın en büyük sorumluluğu nedir?
Bir ağanın gücünü kendi ailesi, aşireti ve yakın çevresi için kullanmasıyla toplumun tamamı için kullanması arasında nasıl bir fark vardır?
Öncelikle Aadaleti Sağlamak diyebilirim, Köy veya bölge halkı arasındaki anlaşmazlıklarda hakemlik yapar. Resmi makamlara gitmeden önce sorunları çözerek iç huzuru korur.
Düzeni ve Güvenliği Korumaktadır,
Kendi bölgesindeki asayişten, halkın can ve mal güvenliğinin sağlanmasından birinci derecede sorumludur.
Bölge halkını ve köyü, devlet kademelerine, diğer aşiretlere veya dış dünyaya karşı temsil ederiz.
Halkın Geçimini Sağlar, Toprakların işlenmesini organize eder. Kuraklık, afet veya kıtlık dönemlerinde halkın ve çalışanlarının gıda ile temel ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
Bölgedeki insanlara iş imkanı sunarak (tarım, hayvancılık vb.) ekonomik sürekliliği sağlar.
Köyün yolu, su kanalları, camisi veya ortak kullanım alanlarının yapımını ve onarımını finanse ya da organize eder.
Hamiyet ve Koruyuculuk (Babalık Rolü) Bölgesindeki öksüzleri, yetimleri, dulları ve yardıma muhtaç kişileri koruyup gözetir.
Organizasyonları Fakir gençlerin evlendirilmesi, başlık parası veya çeyiz yardımı yapılması ile cenaze masraflarının karşılanması gibi sosyal dayanışma ağlarını yönetir.
Misafirperverlik, Köye dışarıdan gelen misafirleri devlet görevlileri, tüccarlar, gezginler, kendi konağında ağırlar ve tüm masraflarını üstlenir.
Geleneksel yapıda ağalık, sadece güç ve zenginlik demek değil; aynı zamanda bölge halkının hamiliğini koruyuculuğunu üstlenmek anlamına gelen ağır bir sosyal sözleşmedir.
9.Yeşilçam filmleri ve romanlarda işlenen ağalık meselesi gerçeği tam olarak yansıtıyor mu?
Filmlerde ve romanlarda anlatılan ağa karakterleri ve ağalık düzeni, bölgedeki gerçek toplumsal yapıyı ne ölçüde yansıtıyor?
Özetle; sinema ve edebiyat, toplumsal adaletsizliği görünür kılmak için ağayı canavarlaştırmış, köylüyü ise kurbanlaştırmıştır. Gerçek hayattaki ağalık sistemi ise çok daha karmaşık sosyolojik, kültürel ve ekonomik bağlarla örülü, çözülmesi sinemada göründüğünden çok daha zor bir yapıdır. Ancak bunu yaparken karakterleri ve olayları karikatürize ederek büyük ölçüde abartır.
Sanat eserleri toplumsal gerçeğin aynası olsa da, sinemanın ve edebiyatın dramatik dilinden dolayı tarihsel gerçeklik ile kurgu arasında önemli farklar bulunur.
10.Kürt meselesi ve çözüm süreci hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yıllardır bölgemizde devam eden Kürt meselesi ve çözüm süreci hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu sürecin başarıya ulaşması için sizce nasıl bir yol izlenmeli? Bölgedeki aşiret liderleri, kanaat önderleri ve toplumun önde gelen isimleri bu sürece katkıda bulunmalı mıdır? Katkıda bulunacaklarsa nasıl bir sorumluluk üstlenmelidirler?
Geçmişte yaşanan çatışmalı süreçlerin yaralarının sarılması için hakikat ve adalet mekanizmalarının kurulmasını isterim.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki ekonomik gelişmişlik farkının kapatılması, istihdam ve altyapı yatırımlarının artırılması gerekmektedir.
Kültürel ve sosyal projelerle toplumsal barışın, önyargıların kırılmasının ve ortak yaşam iradesinin güçlendirilmesi yönünde çalışmaların yapılmasını isteriz.
Aşiret liderleri, geleneksel saygınlıkları sayesinde devlet ile bölge halkı arasında veya farklı yerel gruplar arasında birer köprü görevi görebilir.
Toplumsal barışın inşasında ve gerilimlerin azaltılmasında arabulucu olabilirler.
Aşiret bağlarının güçlü olduğu bölgelerde, liderlerin çözüm iradesini desteklemesi, tabandaki geniş kitlelerin de barış ve entegrasyon süreçlerine daha hızlı ikna olmasını sağlayabilir.
İlyas GİZLİGÖL: Sayın İzol, bize zaman ayırdığınız ve sorularımızı içtenlikle yanıtladığınız için tekrar teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Değerlendirmeyi toplumumuzun ve okuyucularımızın takdirine bırakıyoruz. Elbette her bireyin toplumsal barışın ve uzlaşının güçlendiği, tüm insanların eşit ve özgür olduğu, fikirlerini özgürce ifade edebildiği bir toplumda yaşamasını diliyoruz. Böyle bir toplum hayalimiz var. Herkes, elinden geldiğince bu hayalin gerçekleşmesine katkı sunmalıdır.
Cihan İZOL : Ben de teşekkürlerimi sunuyorum. Bu tür röportajların artmasını, toplumdaki herkesin kendini ifade edebilmesini ve kendini anlatma fırsatı bulmasını temenni ediyorum. Size de iyi çalışmalar diliyorum.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.