Kaçırdığımız Hayatın Gölgesinde
SİVEREK
29.03.2026 - 16:31, Güncelleme:
29.03.2026 - 16:31
Kaçırdığımız Hayatın Gölgesinde
Yazarımız Mevlüt Bayraktar Yazdı, "Kaçırdığımız Hayatın Gölgesinde"
Sürekli yeni bir hikâyenin peşindeyiz.
Sanki hayat, henüz başlamamış bir şeymiş gibi…
Sanki yaşadığımız an, sadece bir geçiş sahnesiymiş gibi.
Oysa fark etmiyoruz —
hayat dediğimiz şey, tam da ertelediğimiz o anların içinde saklı.
Bir gün daha iyi bir sabahın hayaliyle uyanıyoruz.
Bir gün daha güzel bir aşkın umuduyla seviyoruz.
Bir gün daha anlamlı bir hayatın beklentisiyle yaşıyoruz.
Ama o “bir gün”…
hiç gelmiyor.
Çünkü biz, gelmesini beklediğimiz hayat uğruna,
zaten yaşamakta olduğumuz hayatı usul usul tüketiyoruz.
Bir masada otururken başka bir masayı hayal ediyoruz.
Yanımızdaki insan konuşurken, içimizden başka birinin sesini dinliyoruz.
Gözümüzün önündeki manzara yetmiyor bize;
hep daha uzağı, daha yeniyi, daha “hikâye olacak” olanı istiyoruz.
Oysa hayat, büyük hikâyelerden çok küçük anlardan ibarettir.
Bir çayın buharında,
bir akşamüstü suskunluğunda,
birinin gözlerine bakarken kurulan o kırılgan bağda gizlidir.
Ama biz…
onları sıradan buluyoruz.
Sıradan olanı küçümsedikçe,
yaşadığımızı da küçültüyoruz aslında.
Ve sonra bir gün…
geriye dönüp baktığımızda,
yaşanmış bir hayat değil,
kaçırılmış anların gölgesi kalıyor elimizde.
İşte o zaman anlıyoruz:
Hayat, peşinden koştuğumuz o “büyük hikâye” değilmiş.
Hayat…
yanından geçip gittiğimiz küçük mucizelerin toplamıymış.
Ama biz onları fark ettiğimizde,
çoktan hikâyenin dışına düşmüş oluyoruz.
Mevlüt Bayraktar
Yazarımız Mevlüt Bayraktar Yazdı, "Kaçırdığımız Hayatın Gölgesinde"
Sürekli yeni bir hikâyenin peşindeyiz.
Sanki hayat, henüz başlamamış bir şeymiş gibi…
Sanki yaşadığımız an, sadece bir geçiş sahnesiymiş gibi.
Oysa fark etmiyoruz —
hayat dediğimiz şey, tam da ertelediğimiz o anların içinde saklı.
Bir gün daha iyi bir sabahın hayaliyle uyanıyoruz.
Bir gün daha güzel bir aşkın umuduyla seviyoruz.
Bir gün daha anlamlı bir hayatın beklentisiyle yaşıyoruz.
Ama o “bir gün”…
hiç gelmiyor.
Çünkü biz, gelmesini beklediğimiz hayat uğruna,
zaten yaşamakta olduğumuz hayatı usul usul tüketiyoruz.
Bir masada otururken başka bir masayı hayal ediyoruz.
Yanımızdaki insan konuşurken, içimizden başka birinin sesini dinliyoruz.
Gözümüzün önündeki manzara yetmiyor bize;
hep daha uzağı, daha yeniyi, daha “hikâye olacak” olanı istiyoruz.
Oysa hayat, büyük hikâyelerden çok küçük anlardan ibarettir.
Bir çayın buharında,
bir akşamüstü suskunluğunda,
birinin gözlerine bakarken kurulan o kırılgan bağda gizlidir.
Ama biz…
onları sıradan buluyoruz.
Sıradan olanı küçümsedikçe,
yaşadığımızı da küçültüyoruz aslında.
Ve sonra bir gün…
geriye dönüp baktığımızda,
yaşanmış bir hayat değil,
kaçırılmış anların gölgesi kalıyor elimizde.
İşte o zaman anlıyoruz:
Hayat, peşinden koştuğumuz o “büyük hikâye” değilmiş.
Hayat…
yanından geçip gittiğimiz küçük mucizelerin toplamıymış.
Ama biz onları fark ettiğimizde,
çoktan hikâyenin dışına düşmüş oluyoruz.
Mevlüt Bayraktar
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.