Görmezden Gelinen Bir Sorun: Akran Zorbalığı

SİVEREK 23.02.2026 - 09:34, Güncelleme: 23.02.2026 - 09:34
 

Görmezden Gelinen Bir Sorun: Akran Zorbalığı

Yazarımız, Eğitimci Yazar Mehmet Sadık Kıran, Bu Haftaki Yazısında 'Akran Zorbalığını' Kaleme Aldı
Okullar, çocukların yalnızca akademik bilgi edindiği yerler değil; aynı zamanda karakterlerinin şekillendiği, sosyal beceriler kazandığı ve hayata hazırlandığı önemli yaşam alanlarıdır. Ancak son yıllarda okullarda giderek artan ve daha fazla gündeme gelen ciddi bir sorun var. Bizzat şahit olduğumuz, yazılı ve görsel medyada Art arda yaşanan zorbalık olaylarını görüyoruz. Buda akran zorbalığının geldiği rahatsız edici boyutu gözler önüne sermektedir. Ne yazık ki bu konuyla ilgili yapılan çalışmaların verileri de pek içi açıcı değil. 2022 yılında yapılan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile UNICEF’in araştırmasına göre, 6-17 yaş arasındaki çocukların yüzde 13.8’i ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından zorbalığa maruz kalıyor. Yine Futurebright Group’un Aralık 2024-Ocak 2025 tarihleri arasında 12 ilde yürüttüğü Araştırmaya göre çocukların, Yüzde 23’ü doğrudan zorbalık mağduru. Yüzde 50’si zorbalığa şahit oluyor. Yüzde 1’i zorbalık uyguluyor. Yüzde 2’si hem mağdur hem uygulayıcı. Yüzde 24’ü zorbalıkla hiçbir şekilde karşılaşmamış. Kıymetli okurlar, bu sayılarla kafanızı fazla karıştırmak istemiyorum. Ama özetle bu araştırmalara göre tablo oldukça vahim her dört çocuktan biri zorbalığı maruz kalıyor. Çocuklarımızın dörtte üçü de akran zorbalığına şahit oluyor. Çocuklarımızın zorbalığı uğraması ve zorbalığa şahit olması sosyal duygusal gelişimlerini, benlik algılarını ve özgüvenlerini ciddi anlamda olumsuz etkileyip zarar vermektedir. Bu tespitleri yaptıktan sonra akran zorbalığı nedir? Akran zorbalığının çeşitleri nelerdir? Akran zorbalığının sebepleri nelerdir? Bu durumla nasıl başa çıkılabilir. Ailenin yapması gerekenler nelerdir? Okul ve öğretmenlerin yapması gerekenler nelerdir? Bunlara bakalım. Akran zorbalığını: bilinçli ve kasıtlı yapılan süreklilik arz eden fiziksel, duygusal ya da sosyal biçimde zarar veren saldırgan ve güç dengesizliği olan davranış biçimi olarak tanımlayabiliriz. Münferit bir olayı biz zorbalık olarak tanımlayamayız. Burada söz konusu davranışın zorbalık olduğunun tespitini yaparken; davranış tekraren yapılıyorsa bu zorbalıktır. Akran zorbalığını fiziksel,sözel ,sosyal,cinsel ve siber olarak çeşitlendirebiliriz. Fiziksel zorbalık örnekleri :Dövmek,vurmak,itmek,çelme takmak…..vb gibi Sözel zorbalık örnekleri: lakap takmak, alay etmek, …..vb gibi Sosyal zorbalık örenkleri:bireyi dışlama, oyuna almama, küçük düşürme…..vb gibi Cinsel zorbalık örnekleri: sarkıntılık etme, cinsellik içiren sözler,elle rahatsız etme…vb gibi Siber zorbalık örnekleri: dijital ortamlarda bir kişiyle ilgili yalan haberler yayınlamak, incitici mesajlar göndermek…..vb gibi zorbalık türlerini örneklendirebiliriz.   Akran zorbalığının belli başlı nedenleri şunlardır; Çocukların yetiştiği sosyo ekonomik çevre Popüler kültür ve sosyal medya Dijital platformlardaki olumsuz içerikler, şiddet içerikli oyunlar Ekranlardaki şiddet içerikli dizler Zorbanın kendisinin zorbalığa uğramış olması Unutmamalıdır ki akran zorbalığı yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumsal bir meseledir. Bu meselenin üstesinden gelebilmek için; ailelere ve okullara düşen görevler var. Burada aileye düşen sorumluğa değinip yazımı bitireceğim                      Peki, bu noktada ailelere düşen görevler nedir?                Çoğu zaman aileler şu hataya düşüyor; sorunu çocuğa ya da okula indirgeyebiliyor. Oysaki durum öyle değil Çünkü her şeyden önce eğitim ailede başlar, aile çocuğun ilk eğitimi aldığı yerdir. Saygı, sevgi, duygudaşlık(empati), iletişim kurma, hoşgörü ve adalet duygusu ailede öğrenilir. Çocuk, sorunlarını şiddetle değil iletişimle çözme becerisini aile ortamında görerek öğrenmelidir. Aile ortamında sürekli bağırma, küçümseme ya da fiziksel şiddet gören bir çocuk, bu davranışları normalleştirip okul ortamına taşıyabilir. Ailede zorbalığa maruz kalan ya da zorbalığa şahit olan çocuk zorbalığı bir çözüm yöntemi olarak görebilir. Bu nedenle ailelerin çocuklarla olan iletişimlerini çocuklara yaklaşımlarını ve tutumlarını gözden geçirmesi büyük önem taşır.      Ailelerin bir diğer önemli sorumluluğu, çocuklarını dikkatle gözlemlemektir. Çocuğun okula gitmek istememesi, ani akademik başarı düşüşü, içine kapanması, eşyalarının kaybolması ya da açıklanamayan fiziksel izler zorbalığa maruz kaldığının işareti olabilir. Öte yandan aşırı öfkeli davranışlar, arkadaşları hakkında küçümseyici ifadeler ya da güç gösterisi yapma eğilimi de çocuğun zorbalık yapan taraf olabileceğinin göstergeleridir.           Çocuk, evde değerli olduğunu hissetmelidir. Fikirlerinin dinlendiği, duygularının küçümsenmediği bir ev ortamında büyüyen çocuk, okulda yaşadığı zorbalığı saklamak zorunda kalmaz. Ailesine güvenen çocuk, yardım istemekten çekinmez. Çocuk, ailesiyle yargılanmadan konuşabileceğini bilmelidir. Burada en kritik unsur aile içi sağlıklı ve güvene dayalı iletişimdir “Sen de karşılık verseydin.” ,’’ellerin armut mu topluyordu ?’’ya da “Abartıyorsun.” gibi cümleler çocuğun içine kapanmasına veya zorba olmasına neden olabilir. Bunun yerine’ ’bir zarar gördün mü?’’  “Bu durum seni nasıl hissettirdi?” gibi duygudaşlık(empati) kuran sorular sorulmalıdır.         Ayrıca aileler okul ile sürekli iş birliği içinde olmalıdır. Öğretmenlerle düzenli iletişim kurmak, okul psikolojik danışmanlık ve rehberlik servisiyle temas halinde olmak ve çözüm sürecine aktif katılmak sorunun büyümesini engelleyecektir. Olası olumsuz durumların önüne geçilecektir. Unutmayın! Zorbalık, görmezden gelindikçe güçlenir; konuşuldukça üzerine gidildikçe ve doğru yöntemlerle ele alındıkça azalır. Sağlıklı, İyi, güzel ,mutlu günler dileğiyle…. Kalın sağlıcakla….. Mehmet Sadık Kıran
Yazarımız, Eğitimci Yazar Mehmet Sadık Kıran, Bu Haftaki Yazısında 'Akran Zorbalığını' Kaleme Aldı

Okullar, çocukların yalnızca akademik bilgi edindiği yerler değil; aynı zamanda karakterlerinin şekillendiği, sosyal beceriler kazandığı ve hayata hazırlandığı önemli yaşam alanlarıdır. Ancak son yıllarda okullarda giderek artan ve daha fazla gündeme gelen ciddi bir sorun var. Bizzat şahit olduğumuz, yazılı ve görsel medyada Art arda yaşanan zorbalık olaylarını görüyoruz. Buda akran zorbalığının geldiği rahatsız edici boyutu gözler önüne sermektedir. Ne yazık ki bu konuyla ilgili yapılan çalışmaların verileri de pek içi açıcı değil. 2022 yılında yapılan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile UNICEF’in araştırmasına göre, 6-17 yaş arasındaki çocukların yüzde 13.8’i ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından zorbalığa maruz kalıyor. Yine Futurebright Group’un Aralık 2024-Ocak 2025 tarihleri arasında 12 ilde yürüttüğü Araştırmaya göre çocukların,

  • Yüzde 23’ü doğrudan zorbalık mağduru.
  • Yüzde 50’si zorbalığa şahit oluyor.
  • Yüzde 1’i zorbalık uyguluyor.
  • Yüzde 2’si hem mağdur hem uygulayıcı.
  • Yüzde 24’ü zorbalıkla hiçbir şekilde karşılaşmamış.

Kıymetli okurlar, bu sayılarla kafanızı fazla karıştırmak istemiyorum. Ama özetle bu araştırmalara göre tablo oldukça vahim her dört çocuktan biri zorbalığı maruz kalıyor. Çocuklarımızın dörtte üçü de akran zorbalığına şahit oluyor. Çocuklarımızın zorbalığı uğraması ve zorbalığa şahit olması sosyal duygusal gelişimlerini, benlik algılarını ve özgüvenlerini ciddi anlamda olumsuz etkileyip zarar vermektedir. Bu tespitleri yaptıktan sonra akran zorbalığı nedir? Akran zorbalığının çeşitleri nelerdir? Akran zorbalığının sebepleri nelerdir? Bu durumla nasıl başa çıkılabilir. Ailenin yapması gerekenler nelerdir? Okul ve öğretmenlerin yapması gerekenler nelerdir? Bunlara bakalım.

Akran zorbalığını: bilinçli ve kasıtlı yapılan süreklilik arz eden fiziksel, duygusal ya da sosyal biçimde zarar veren saldırgan ve güç dengesizliği olan davranış biçimi olarak tanımlayabiliriz. Münferit bir olayı biz zorbalık olarak tanımlayamayız. Burada söz konusu davranışın zorbalık olduğunun tespitini yaparken; davranış tekraren yapılıyorsa bu zorbalıktır. Akran zorbalığını fiziksel,sözel ,sosyal,cinsel ve siber olarak çeşitlendirebiliriz.

  • Fiziksel zorbalık örnekleri :Dövmek,vurmak,itmek,çelme takmak…..vb gibi
  • Sözel zorbalık örnekleri: lakap takmak, alay etmek, …..vb gibi
  • Sosyal zorbalık örenkleri:bireyi dışlama, oyuna almama, küçük düşürme…..vb gibi
  • Cinsel zorbalık örnekleri: sarkıntılık etme, cinsellik içiren sözler,elle rahatsız etme…vb gibi
  • Siber zorbalık örnekleri: dijital ortamlarda bir kişiyle ilgili yalan haberler yayınlamak, incitici mesajlar göndermek…..vb gibi zorbalık türlerini örneklendirebiliriz.

  Akran zorbalığının belli başlı nedenleri şunlardır;

  • Çocukların yetiştiği sosyo ekonomik çevre
  • Popüler kültür ve sosyal medya
  • Dijital platformlardaki olumsuz içerikler, şiddet içerikli oyunlar
  • Ekranlardaki şiddet içerikli dizler
  • Zorbanın kendisinin zorbalığa uğramış olması

Unutmamalıdır ki akran zorbalığı yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumsal bir meseledir. Bu meselenin üstesinden gelebilmek için; ailelere ve okullara düşen görevler var. Burada aileye düşen sorumluğa değinip yazımı bitireceğim

                     Peki, bu noktada ailelere düşen görevler nedir?

     

 

       Çoğu zaman aileler şu hataya düşüyor; sorunu çocuğa ya da okula indirgeyebiliyor. Oysaki durum öyle değil Çünkü her şeyden önce eğitim ailede başlar, aile çocuğun ilk eğitimi aldığı yerdir. Saygı, sevgi, duygudaşlık(empati), iletişim kurma, hoşgörü ve adalet duygusu ailede öğrenilir. Çocuk, sorunlarını şiddetle değil iletişimle çözme becerisini aile ortamında görerek öğrenmelidir. Aile ortamında sürekli bağırma, küçümseme ya da fiziksel şiddet gören bir çocuk, bu davranışları normalleştirip okul ortamına taşıyabilir. Ailede zorbalığa maruz kalan ya da zorbalığa şahit olan çocuk zorbalığı bir çözüm yöntemi olarak görebilir. Bu nedenle ailelerin çocuklarla olan iletişimlerini çocuklara yaklaşımlarını ve tutumlarını gözden geçirmesi büyük önem taşır.

     Ailelerin bir diğer önemli sorumluluğu, çocuklarını dikkatle gözlemlemektir. Çocuğun okula gitmek istememesi, ani akademik başarı düşüşü, içine kapanması, eşyalarının kaybolması ya da açıklanamayan fiziksel izler zorbalığa maruz kaldığının işareti olabilir. Öte yandan aşırı öfkeli davranışlar, arkadaşları hakkında küçümseyici ifadeler ya da güç gösterisi yapma eğilimi de çocuğun zorbalık yapan taraf olabileceğinin göstergeleridir.

          Çocuk, evde değerli olduğunu hissetmelidir. Fikirlerinin dinlendiği, duygularının küçümsenmediği bir ev ortamında büyüyen çocuk, okulda yaşadığı zorbalığı saklamak zorunda kalmaz. Ailesine güvenen çocuk, yardım istemekten çekinmez. Çocuk, ailesiyle yargılanmadan konuşabileceğini bilmelidir. Burada en kritik unsur aile içi sağlıklı ve güvene dayalı iletişimdir “Sen de karşılık verseydin.” ,’’ellerin armut mu topluyordu ?’’ya da “Abartıyorsun.” gibi cümleler çocuğun içine kapanmasına veya zorba olmasına neden olabilir. Bunun yerine’ ’bir zarar gördün mü?’’  “Bu durum seni nasıl hissettirdi?” gibi duygudaşlık(empati) kuran sorular sorulmalıdır.

        Ayrıca aileler okul ile sürekli iş birliği içinde olmalıdır. Öğretmenlerle düzenli iletişim kurmak, okul psikolojik danışmanlık ve rehberlik servisiyle temas halinde olmak ve çözüm sürecine aktif katılmak sorunun büyümesini engelleyecektir. Olası olumsuz durumların önüne geçilecektir. Unutmayın! Zorbalık, görmezden gelindikçe güçlenir; konuşuldukça üzerine gidildikçe ve doğru yöntemlerle ele alındıkça azalır.

Sağlıklı, İyi, güzel ,mutlu günler dileğiyle…. Kalın sağlıcakla…..

Mehmet Sadık Kıran

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habersiverek.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.